düşündüren güldürmece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
düşündüren güldürmece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Eylül 2014 Pazar

VERMEYİNCE MABUD...

Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor.

Tıkandı Baba, çay getir!..

Tıkandı Baba, kahve getir!..

Bu durum Sultan Mahmut’un dikkatini çekmiş.

– Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı baba meselesi?

– Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı baba.

– Anlat Baba anlat! Merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi.

Tıkandı baba da peki deyip başlamış anlatmaya;

Bir gece rüyamda birçok insan gördüm, herbirinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. “Benimki de onlarınki kadar aksın” diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı.

Bu sefer içimden “Onlarınki kadar akmasa da olur, yeter ki eskisi kadar aksın” dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı.

Ben yine açmak için uğraşırken bir zat göründü ve:

“Tıkandı Baba, tıkandı. Uğraşma artık”, dedi. O gün bu gün adım “Tıkandı Baba”ya çıktı ve hangi işe elimi attıysam olmadı. Şimdi de burada çaycılık yapıp geçinmeye çalışıyoruz.

Tıkandı Baba’nın anlattıkları Sultan Mahmut’un dikkatini çekmiş. Çayını içtikten sonra dışarı çıkmış ve adamlarına:

“Her gün bu adama bir tepsi baklava getireceksiniz. Her dilimin altında bir altın koyacaksınız ve bir ay boyunca buna devam edeceksiniz” demiş.

Sultan Mahmut’un adamları peki demişler ve ertesi akşam bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Baba’ya baklavaları vermişler. Tıkandı Baba baklavayı almış, bakmış baklava nefis.

– “Uzun zamandır tatlı da yiyememiştik. Şöyle ağız tadıyla bir güzel yiyelim” diye içinden geçirmiş. Baklava tepsisini almış evin yolunu tutmuş. Yolda giderken “Ben en iyisi bu baklavayı satayım evin ihtiyaçlarını gidereyim” demiş ve işlek bir yol kenarına geçip başlamış bağırmaya.

Taze baklava, güzel baklava!

Bu esnada oradan geçen bir adam baklavaları beğenmiş. Üç aşağı beş yukarı anlaşmışlar ve Tıkandı Baba baklavayı satıp elde ettiği para ile evin ihtiyaçlarının bir kısmını karşılamış.

Müşteri baklavayı alıp evine gitmiş. Bir dilim baklava almış yerken ağzına bir şey gelmiş. Bir bakmış ki altın. Şaşırmış, diğer dilim, diğer dilim derken bir bakmış ki her dilimin altında altın var. Ertesi akşam adam acaba yine gelir mi diye aynı yere geçip başlamış beklemeye. Sultanın adamları ertesi akşam yine bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Baba yine baklavayı satıp evin diğer ihtiyaçlarını karşılamak için aynı yere gitmiş.

Müşteri hiçbir şey olmamış gibi: “Baba baklavan güzeldi. Biraz indirim yaparsan her akşam senden alırım” demiş. Tıkandı Baba da “Peki” demiş ve anlaşmışlar. Tıkandı Baba’ya her akşam baklavalar gelmiş ve adam da her akşam Tıkandı Baba’dan baklavaları satın almış. Aradan bir ay geçince Sultan Mahmut:

“Bizim Tıkandı Baba’ya bir bakalım” deyip Tıkandı Baba’nın yanına gitmiş. Bu sefer padişah kıyafetleri ile içeri girmiş. Girmiş girmesine ama birde ne görsün bizim tıkandı baba eskisi gibi darmadağın. Sultan:

– “Tıkandı Baba sana baklavalar gelmedi mi?” demiş.

– Geldi sultanım!

– Peki ne yaptın sen o kadar baklavayı?

– Efendim satıp evin ihtiyaçlarını giderdim, sağ olasınız, duacınızım.

Sultan şöyle bir tebessüm etmiş.

“Anlaşıldı Tıkandı Baba anlaşıldı, hadi benimle gel” deyip almış ve devletin hazine odasına götürmüş.

“Baba şuradan küreği al ve hazinenin içine daldır küreğine ne kadar gelirse hepsi senindir” demiş. Tıkandı Baba o heyecanla küreği tersten hazinenin içine bir daldırıp çıkarmış ama bir tane altın küreğin ucunda, düştü düşecek. Sultan demiş;

“Baba senin buradan da nasibin yok. Sen bizim şu askerlerle beraber git onlar sana ne yapacağını anlatırlar” demiş ve askerlerden birini çağırmış.

“Alın bu adamı Üsküdar’ın en güzel yerine götürün ve bir tane taş beğensin. O taşı ne kadar uzağa atarsa o mesafe arasını ona verin” demiş.

Padişahın adamları ’peki’ deyip adamı alıp Üsküdar’a götürmüşler.

Baba hele şuradan bir taş beğen bakalım, demişler.

Baba, “niçin?” demiş. Askerler:

“Hele sen bir beğen bakalım” demişler. Baba şu yamuk, bu küçük, derken kocaman bir kayayı beğenip almış eline.

“Ne olacak şimdi” demiş.

“Baba sen bu taşı atacaksın ne kadar uzağa giderse o mesafe arasını padişahımız sana bağışladı” demiş.

Adam taşı kaldırmış tam atacakken taş elinden kayıp başına düşmüş. Adamcağız oracıkta ölmüş. Askerler bu durumu Padişah’a haber vermişler. İşte o zaman Sultan Mahmut o meşhur sözünü söylemiş:
“VERMEYİNCE MABUD, NEYLESİN SULTAN MAHMUT!


resim kaynak

1 Mart 2014 Cumartesi

HAPİSHANEDEN KURTULUŞ [HİKAYE]

Nebraska'da yaslı bir adam yaşardı. Patates ekini icin bahceyi bellemesi gerekiyordu, lakin bu cok zor bir isti. Tek oğlu olan David ona yardim edebilirdi fakat o da hapisteydi. 
Yaslı adam oğluna bir mektup yazdı ve müşkülatını izah etti.
Sevgili David,
Patates bahcemi belleyemeyecegimden kendimi cok kotu hissediyorum. Bahceyi
kazmak icin oldukca yaslanmis sayilirim. Burada olsan butun derdim bitecekti. Biliyorum ki sen bahçeyi benim için hallederdin.
Sevgiler Baban

Bir kaç gün sonra oğlundan bir mektup aldı:
Babacığım,
Babacığım Allah aşkına bahçeyi kazma, ben oraya cesetleri gömmüştüm.
Sevgiler David

Ertesi gun sabaha karsi 4'de FBI ve yerel polis cikageldi ve tum sahayi
kazdi lakin hic bir cesede rastlamadilar. Yasli adamdan ozur dileyerek
gittiler. Ayni gün yaşlı adam oğlundan bir mektup daha aldı.

Babacığım,

Simdi patatesleri ekebilirsin. Bu sartlarda yapabilecegimin en iyisini
yaptim. 

28 Ekim 2013 Pazartesi

ERKEKLER NE SÖYLER NE KASTEDER:)


--. "BUNU ANLATMAK ÇOK UZUN SÜRER"
ÇEVİRİSİ: "Bu lanet şeyin nasıl çalıştığı hakkında hiçbir fikrim yok"


--. "SEVGİLİM BİRAZ ARA VER, SABAHTAN BERİ EVİ TEMİZLİYCEM DİYE HELAK OLDUN"
ÇEVİRİSİ: "Şu elektrikli süpürgeyi artık sustursan iyi olucak, filmin içine ettin!!"

-- "HMMM EVET ÇOK İLGİNÇ HAYATIM."
ÇEVİRİSİ: "Sen hala konuşuyor musun?"

-- "HAFIZAM PEK İYİ DEĞİLDİR BİLİYORSUN"
ÇEVİRİSİ: "American Pie'ın sözlerini hatırlıyorum,bugüne kadarki bütün arabalarımın teknik özelliklerini hatırlıyorum ama senin doğumgününü unuttum"

--ENDİŞELENME TATLIM, ALT TARAFI KÜÇÜK BİR KESİK"
ÇEVİRİSİ: "Aslında tam damarı kestim ama gebericeğimi bilsem canımın ne kadar acıdığını itiraf etmiycem"

-- "HANİ NEREYE DÜŞTÜ?? BULAMIYORUM İŞTE!!"
ÇEVİRİSİ: "Yakalamak için ellerimi açtım ama yakalayamadım, dolayısıyla attığın gibi kendin bul"

-- "YİNE NE YAPTIM????"
ÇEVİRİSİ: "Yine nasıl yakaladın???"

-- "TABİİ Kİ SENİ DUYDUM TATLIM"
ÇEVİRİSİ: "Ne söylediğin hakkında hiçbir fikrim yok ve umarım dinliyormuş gibi yaptığımı anlayınca 3 saat bağırıp çağırmazsın"

-- "BİLİYORSUN GÜZELİM BEN BAŞKASINI SEVEMEM"
ÇEVİRİSİ: "Senin çığlıklarına bile zar zor alıştım ve daha kötüsüyle karşılaşma riskini göze alamam"

-- "MUHTEŞEM GÖRÜNÜYORSUN"
ÇEVİRİSİ: "Allahım ne olur bu denediğin son elbise olsun yoksa kalp krizi geçiricem"

-- "SAKİN OL KAYBOLMUŞ FALAN DEĞİLİZ..NERDE OLDUĞUMUZU BİLİYORUM"
ÇEVİRİSİ: "Bizi kimse bulamayacak

13 Temmuz 2013 Cumartesi

Saygın bir firmada yönetim işe girmek isteyenlere


Saygın bir firmada yönetim işe girmek isteyenlere bir soru sormuş ve soruya en uygun cevabı veren kişiyi işe almışlar. Bu soruda doğru veya yanlış cevap diye bir şey yok sadece düşünce sistemi önemli.

Soru şu:

Karanlık yağmurlu bir gece yağmur yağıyor fırtına var gök gürlüyor ve siz sabaha karşı 02.00' de tek başınıza ıssız bir yolda araba ile gitmektesiniz. Arabanız iki kişilik. Biraz ilerde otobüs durağında 3 kişi bekliyor.
Birincisi bir doktor sizi daha önce geçirdiğiniz kalp krizinden kurtarmış.
İkinci kişi çok yaşlı ve hasta neredeyse ölmek üzere olan birisi. Üçüncüsü hayatinizin rüyası her zaman tanışmak için can attığınız birisi.
Hava gittikçe kötüleşiyor ve arabanızda sadece bir kişiye yer var.
Böyle bir durumda ne yapardınız?

Soruyu iyice düşünün ve en iyi cevabı verin.

(cevap vermeden alt bölümlere geçmeyin.)





















Görüşmecilerden bazılarının cevabı şöyle olmuş:

A. Hasta adamı en yakın hastaneye götürürdüm

B. Doktor daha önce hayatımı kurtardığına göre onu alırdım

C. Manen düşünürsem tabi ki hasta adamı alırdım fakat kendi geleceğim ve hayatım için her zaman tanışmak istediğim hayatımın rüyasını alırdım.

Burada doğru veya yanlış cevap diye bir şey yok sadece her bir kişinin durumu algılayışı ve ele alisi var

Bu görüşmede cevapların % 90' i "yaşlı adamı alırdım" olmuş olmuş; ama sadece bir kişiyi işe almışlar.

O kişinin cevabı acaba nasılmış?

(Biraz düşünün ve sonra aşağısını okuyun.)


















Arabadan inip anahtarı doktora veririm doktor benim hayatımı kurtardığı gibi yaşlı kişiyi de hastaneye yetiştirip iyileştirebilir.

Böylece ben de hayatımın insanıyla otobüs durağında baş başa kalıp onu tanıma fırsatını elde edebilirim.

Bu cevapla o kişi hemen işe alınmış.

İnsanoğlu tabii olarak bencildir bütün verilen diğer cevaplarda kimse arabasını vermeyi akıl edememiş


6 Temmuz 2013 Cumartesi

ERKEKLER NEDEN ERKEN ÖLÜR..?


facede bir arkadaşımm yollamış bu yazıyı.bende sizinle paylaşamak istedim :)

ERKEKLER NEDEN ERKEN ÖLÜR..?

Akşam annemle babam televizyon seyrediyorlardı.

Annem, 'Geç oldu,' dedi, 'zaten yorgunum, ben yatıyorum.'

Annem kalktı, mutfağa gitti.

Çerez-meyve tabaklarını çalkaladı kaldırdı.

Sabaha hazır olsun diye çaydanlığı doldurdu, demliğe çay koydu.

Şekerliğe baktı, dibinde az kalmış, üstüne ekledi.

Kahvaltı için buzluktan ekmek çıkardı, akşam yemeği için çözülsün diye de eti aşağıya koydu.

Kahvaltı masasını hazırlamak için masanın üstündekileri topladı.

Telefonu şarja koydu, telefon defterini kapatıp yerine koydu.

Sonra çamaşır makinesinden ıslak çamaşırları çıkarıp astı ve makineyi tekrar doldurdu.

Banyodaki çöp sepetini boşalttı.

Islak bir havluyu kurusun diye duş perdesinin borusuna astı.

Bir gömlek ütüledi, kopuk düğmesini dikti.Çiçekleri suladı.

Esneyerek gerindi ve yatak odasının yolunu tuttu.

Çalışma masasının yanından geçerken durdu, öğretmene tezkere yazdı, okul gezisi için para sayıp ayırdı, eğildi, sandalyenin altına girmiş ders kitabını aldı, masanın üstüne koydu.

Kek tarifleri defterini çıkardı,arkadaşına söz verdiği tarifi bir kağıda yazdı, çantasına koydu.

Bakkaldan alınacakları not etti, notu da çantasına koydu.

Sonra gitti, 3'ü 1 arada temizleme losyonuyla yüzünü yıkadı,dişlerini fırçaladı.

Gece kremini ve kırışık önleyici nemlendiricisini sürdü.

Tırnaklarına baktı, törpüledi.

İçeriden 'sen yatmaya gitmemiş mıydın' diye seslenen babama 'şimdi gidiyorum' deyip köpeğin su kabını doldurdu.

Kapıları pencereleri kontrol etti, holdeki lambayı yaktı.

Kardeşimin odasına gitti, oğlan uyumuş diyerek, lambasını söndürdü, bilgisayarını kapattı, gömleğini astı, yerdeki kirli çorapları toplayıp sepete attı.

Bana geldi, 'haydi yat artık, biraz da yarın çalışırsın,' dedi.

Kendi odasına gitti, saati kurdu, ertesi gün giyeceklerini hazırladı.

6 maddelik acil işler listesine 3 madde daha ekledi.

Kendi kendine iyi geceler diledi, hayallerinin gerçekleştiğini gözünün önüne getirdi.

İşte o sırada babam televizyonu kapattı, ortaya öylece bir 'ben yatıyorum' dedi ve gitti yattı.

Sizce bu işte bir gariplik yok mu?

Kadınların neden daha uzun yaşadığını merak etmiyor musunuz?

ÇÜNKÜ BİZİM YAPIMIZ UZUN ÇEKİŞLİ

(ve işimizi bitirmeden öyle çabuk çabuk ölemeyiz)!

Şimdi bu yazıyı tanıdığınız olağanüstü kadınlara gönderin - emin olun, hepsi bayılacaktır.

SONRA DA ARTIK YATIN !

28 Mayıs 2013 Salı

canlılar kaça ayrılır?



Gel oğlum kalk bakalım tahtaya, sana bir sorum var.
-Buyurun, sorun öğretmenim
- Canlılar kaça ayrılır?
- Dörde ayrılır öğretmenim..
- Bana yanlış gibi geldi ama say bakalım
- Bitkiler, Hayvanlar, İnsanlar, Çocuklar
- Çocuklarda insan değil mi oğlum?
- Haklısınız, o zaman canlılar üçe ayrılır öğretmenim
- Peki, şimdi yeniden say bakalım
- Bitkiler, Hayvanlar ve Çocuklar
- Oğlum insanlara ne oldu?
- Kalplerinde sevgiyi yeşertip düşünebilenler hep çocuk kaldılar,

diğerleri de hayvanlaştılar öğretmenim!

21 Mayıs 2013 Salı

düşüne düşüne gülelim...



Eyy kadın..
Bırak saçını süpürge etmeyi..
Süpürgene bin ve Uç :))


Senin için ölürüm' diyordun ya ; haklıymışsın. 'Benim için öldün'

Keşke Çin'de yaşasam. Aşk acısı diye birşey yok. Terk mi edildin? Hoop aynısından sürüyle var ohh miss gibi.

Saçının bir teli için dünyayı yakarım diyen adam, o saç teli yemekten çıktığında kadının dünyasını başına yıkıyor ne ayak ?

zengin babayı hayırsız evlatorta halli memuru süslü avrat
fakir işçiyi kuru inat
varlıklı esnafıda hovardalık bitirir


Her insan huzur verir... kimileri gelince, kimileri gidince.

Çocukken Tarzanı neredeyse çıplak seyrettik,
Külkedisi eve gece yarısından sonra gelirdi,
Pinokyo yalan söylerdi, Alaaddin hırsızdı,
Batman arabayı saatte 300 km. hızla kullanıyordu,
Pamuk prenses 7 herifle birlikte yaşıyordu, Red kitin ağzında mütemadiyen sigara,
Temel reisde pipo ve dövmeler vardı, Pacman hapları yutup dijital müzikle patlayıp koşturuyordu
Kimse bizim nesilin normal olmasını beklemesın

Devlet çevremdeki malları bilse yemin ederim 'mal beyanı' ister.. vergi yükünü demiyorum bile

Eski sevgilini geri istiyorsan, "hala seni seviyorum" diye msj gönder. Dönerse senindir. Dönmezse 'halama göndermiştim' dersin


Angaralıya sormuşlar 3G nedir demişler?
cevap: gar ,gış ,gıyamet demiş
Her anne güzel çocuk doğurur ama benim annem bunu abartmış :)

Türk usulü tamirat 4'e ayrılır: 1- İçini açıp üflemek, 2- Vurmak, 3- Kapatıp açmak 4- kaldır at.

kılıbık erkekle maço erkek arasında 10 dakika vardır..
kılıbık erkek karısının istediğini hemen yapar,
maço erkek 10 dakka sonra...

Bundan sonra bende siyaset yapıcam :)))
Hiç bir cadı süpürgesiz kalmayacak
Hamilelik 3 aya inecek...
Sigara kanser yapmayacak...
Düğünlerde halaya kalkmak zorunlu olmayacak
Pi sayısı bundan sonra 3 olacak, kalan 0,14 fakir fukaraya dağıtılacak...
Hafta sonu tatili 5 gün olacak...
Teneffüsler 40 dk, dersler 10 dk olacak...
Okeye dördüncü aranmayacak, kahvehaneler sigortalı dördüncü oyuncu çalıştıracak :))


Düşünsenize, herkes annesinin TANIMADIĞIN İNSANLARLA KONUŞMA SAKIN sözüne uymuş olsaydı,
şimdi kimse birbirini tanımıyordu.. :)))


Aslında annem seni anlatır dururmuş çocukluğumda, meğer her masala seni anlatarak başlarmış. 'Bir varmış, bir yokmuş'

Uykumu çalıp uyuyanlardan nefret ediyorum.
Bir kadının en mutlu olduğu an , kendisinden şişman bir kadın gördüğü andır :

Ayna Benim En İyi Dostumdur,
Ben Ağlarken O Asla Gülmez..
Zaten Gülerse Korkudan Altıma Yaparım :)


Bendeki yerini herkes kendi belirler bir bakarsın Sol'umdasın bir bakarsın Yol'undasın


Her annenin çocuğunda sevmediği bir taraf vardır, oda ''baba tarafı'' dır


Annem misafire "bunu saymıyorum yine gel" deyince sırf bilgi amaçlı "ben saydım hepsini, 600 oldu.hep geliyor bu" dedim. ayıp mı oldu acaba.


"Seni Seviyorum" demek kolay.Asıl zor olan 'Şemsi paşa pasajında,kırk kulpu kırık tunç tas has hoş kayısı hoşafı' diyebilmek :)

Akıl hastanesine kapatılan şizofren bağırır "siz beni bu odaya hapsettiğinizi zannediyorsunuz.Ben sizi odanın dışına kilitledim.

bir erkeğin telefon rehberindeki yerimiz:
evlenmeden önce AŞKIM
evlendikten sonra EŞİM
5 yıl sonra EV


ihtiyacım olduğunda elimi tutmayanın,aklına estiğinde,NASILSIN? sorusuna verecek tek cevabımdır:
SANA NE...


Teyze Anne yarısıysa 4 teyze anneanne yapar.
Amca baba yarısıysa 2 amca artı 2 teyze babaanne yapar.
Görümceyi de hesaplıcam az bekleyin....

Neymiş efendim, gençlerin çoğu banyoya ve tuvalete bile telefonla giriyormuş, yok öyle bişey ya. Ben şimdi ona cevap yazardım da şampuan bulaşmasın.

Bir erkeğin ne kadar tehlikeli olduğunu görmek için, maç izlerken kanalı degiştirmek yeterlidir :)))

Düşenin dostu olmaz diyorlar.Sanki ayakta duranın var..

Benimle bir sorununuz varsa, sebebi size aittir...

İçerken araba kullanmayın Bir yere çarparsanız biranız dökülür, ziyan olur

Bir kadın
-PARDON ANLAMADIM.. diyorsa
bu, söylediğin şeyi anlamadığı anlamına gelmez..
Sana değiştirmen için ikinci bir şans veriyordur...


sen bunu okurken hayatından 3 saniye çaldım..
4 oldu
5 oldu
6
7
8
....
SÜTTEN ÇIKAN BÜTÜN KAŞIKLAR AK'TIR
ÖNEMLİ OLAN İÇİNDEN ÇIKTIĞIN SÜTÜ AK BIRAKMAKTIR..!


Erkeğin vedası 'devrim' gibidir, yenilikleri getirir,
Kadının vedası 'darbe' gibidir, her şeyi bitirir..


Her kadına sahip olmaya calışan adam,
Bir kadına hasret kalır!
Bir kadına sahip olan adam;
Her kadını kendine hayran bırakır.



bulaşıkları yıkadıktan sonra, olimpiyatlarda altın madalya kazandığını zanneden kişiye erkek denir...


İNSANLAR 3 ŞEYİN KIYMETİNİ BİLEMİYORLAR..
- BOŞ ZAMANLARININ
- SAĞLIKLARININ
- BİDE BENİM :))


Benim sana verebileceğim pek bir şey yok aslında...Çay var içersen...Ben var seversen... yol var gidersen....


Komik İnsanlar;
Sizi hep güldürürler,
- Komiktirler,
- Her zaman yanınızda olur, size destek olurlar,
- En iyi arkadaşınız, kankanız olurlar,
- Hep gülerler,
- Dertleri yokmuş gibi davranırlar,
- Ve dertleri olduğunu birisi fark etmeden ve sormadan dertlerini anlatmayacak kadar naif ve utangaçtırlar aslında,
- Bu yüzden dertleri yok sanırsınız ve sormazsınız bile,
- Yalnız kalırlar,
- Çünkü çoğu insan onlarla moral bulmak, gününü değerlendirmek, gülmek veya eğlenmek için konuşur,
- Ertesi gün kimsenin aklına bile gelmezler,
- Bunun farkına varırlar, hayattan soğurlar, acı çekerler ve mutluymuş numarası yapmaya devam ederler.
- Nerden mi biliyorum ? e ben de onlardan birisiyim be gülüm :)



17 Nisan 2013 Çarşamba

Türk Usulü Pedagoji"




Çocuk dediğin, uslu oturur.
Çocuk dediğin, her lafa karışmaz.
Çocuk dediğin, yeni icatlar çıkarmaz.
Çocuk dediğin, büyükleri üzmez.
Çocuk dediğin, sofrada adam gibi oturur.
Çocuk dediğin, saygı suygu bilir. Çocuk dediğin, insanın kafasını şişirmez.
Çocuk dediğin, büyüklerin sözünü dinler. Çocuk dediğin, yapma deyince yapmaz.
Çocuk dediğin, ders çalışır.
Çocuk dediğin, çok soru sormaz.
Çocuk dediğin, paylanınca önüne bakar.
Çocuk dediğin, verilen öğütlerin dışına çıkmaz.
Çocuk dediğin, söylenen işten kaçmaz.
Çocuk dediğin, ıslak yerlere de basmaz.
Çocuk dediğin, insanın tepesine binmez.
Çocuk dediğin, dersini bilir.
Büyüklere gelince… Onlar büyüktür. Her şeyi yapabilirler.“Ve çocuklar yaşlanıp ölünceye dek, her şeyi büyüklerin yapabileceklerine inanarak yaşarlar.”
Çetin Altan

10 Mart 2013 Pazar

Biraya Dikkat!



Biraya Dikkat!
Kanada Sağlık Enstitüsü'nün yaptığı bir araştırma sonucunda, erkeklerin bira tüketimi konusunda daha dikkatli olmaları gerektiği, çünkü birada kadın hormonları bulunduğu ortaya çıktı.
'Erkeklerin bira içince kadınlaştığını' iddia eden bu teori şu şekilde test edildi:
100 erkeğe 6 bira bardağıyla bira içirildikten sonra davranışları izlendi ve hepsinin de;
- Kontrolsüzce kilo aldıkları,
- Düşünmeden anlamsızca konuştukları,
- Gereğinden fazla duygusallaştıkları,
- Araba süremedikleri,
- Mantıklı düşünme yeteneğini kaybettikleri,
- Hiçbir konuda uzlaşamadıkları, ve
- Hata yaptıklarını asla kabul etmedikleri gözlendi.

٩(-̮̮̃•̃)۶

28 Şubat 2013 Perşembe

BİR DELİNİN MAL BEYANI



BİR DELİNİN MAL BEYANI   Can Yücel

 1- Avşa adasında üç daire, dört üçgen, beş dikdörtgen
 2- Gökyüzünde bir bulut
 3- Bitlis'te beş minare
 4- Biri yazlık, biri kışlık iki platonik sevgili
 5- Büro mobilyası ve çelik kapı üreten bir
 fabrikanın öğle üzeri yaslanıp sigara içilen beyaz duvarı
 6- Islıkla da çalınabilen dört anonim türkü
 7- Palandökende bir palan, iki döken
 8- Kastamonu'da üç kasto
 9- Üç fay hattı
 10- Bir çarşamba, iki perşembe, üç cuma
 11- Dünyada mekan
 12- Ahirette iman
 13- Denizde kum
 14- Uzayda yerçekimsizlik
 15- Bir çuval gazoz kapağı
 16- Bir kibrit kutusu sigara izmariti
 17- On sekiz saç biti
 18- Biri İngilizce 6 adet küfür
 19- Yirmi tane boş naylon poşet
 20- Sevenlerin kalbinde kurulmuş bir taht
 21- Bir sürü saç sakal, kıl, tüy, yün
 22- Uç ayrı parkta, üç ayrı belediyeye ait, üç ayrı banka reklamlı  bank
 23- Bir ayakkabı çekeceği
 24- İki büyük taş kütlesi
 25- Bir adet ağaç gölgesi
 26- Üç kuş kanadı sesi
 27- Bir sürü kedi, köpek
 28- Bir Marmara Denizi
 29- Camına yaslanıp seyredilen iki piliç çevirmeci
 30- Her akşam karıştırılan dört çöp bidonu
 31- Çalıp çalıp kaçılan beş melodili apartman zili
 32- Nakit 15 kuruş
33-Anne babadan kalma yarısı yaşanmış bir ömür