öğretmen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
öğretmen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Kasım 2013 Pazar

ÖĞRETMENİM ben;



ÖĞRETMENİM ben;
*haftada 2.5 gün çalışırım
*yılda 3 ay tatil yaparım
*lüks mağazalardan marka giyerim
*yılda en az 2 kere tatile giderim
*ayda bir ayakkabı alırım
*yılda bir arabamı değiştiririm
*rüşveti severim
*sülaleyi geçindirecek maaş alırım
*devletin malı falan demem her türlü imkanını sonuna kadar kullanırım bende olsa bile
*yaratıcı ve üretken değilim,fazladan iş yapmayı hiç sevmem
*çocukları sevmem
*velilerden hiç hazzetmem
*öğrencilerimi döverim,aklıma eserse söverim
*hem okulda açtığım kursa hem evime gelip kurs alan öğrencilerime fazla not veririm
*teneffüslerde öğrenciyle,evde arayan velilerle ilgilenmem
*hastalandıklarında ailelerini cep telefonumla aramam,okulunkini tercih ederim
*öğrencinin başını okşamam,bana dokunmasına izin vermem,bana yazdıkları küçük notları,mektupları,resimleri hemen yırtar atarım saklamam.
*öğrencinin konuyu anlayıp anlamamasını umursamam,sorarsa dinleseydin derim
*malzemesi,olmayan öğrencinin notunu kırar ve asla kendiminkiler den vermem
*ayakkabısı delik olanla dalga geçerim hele ona ayakkabı almak mı!cık cık
*kavga edenleri ayırmam
*şikayet edenleri dinlemem
*ailesiyle sorunları olanları dinlemem,bana ne derim
*ağlayanları susturmam
*harçlığını kaybetmiş,unutmuş okulda aç kalmış öğrenciye asla para ya da yiyecek almam
*eğer pahalı değilse bana getirdikleri hediyeler çöpe atar kızarım
*okulda düşüp yaralandıklarında ilgilenmem,bana ne anası babası yok mu gelsin baksınlar derim
*öğretmenler odasında öğrencilerle ilgili öğrendiğim gizli bilgileri herkese anlatırım
*not verirken cimriyimdir çünkü 100 benim hakkımdır
*kitap okumam birde ona para mı vereceğim?öğrencileri de teşfik etmem hele kendi kitaplığımdan onlara asla kitap vermem
*yenilikleri takip etmem ,zaten 4 yıl okumuşum daha ne yapacağım?
*yazılıları evde okurum,notları okulda veririm,eve asla iş götürmem
özel zamanlarımı asla öğretmenlikle ilgili konulara harcamam
*yazılı kağıtlarına,sınav işlemlerine yada başka harcamalara asla para harcamam,bana ne versin veliler
*öğrenci davranış sorunları vb ile ilgili ne düşünür ne de kafa yorarım
*bencilim ben kendimden başka kimseyi düşünmem...
*öğretmenim ben ama mecbur kaldığım için oldum.yapacak en kolay iş olduğu için.özelliklere bayanlara en uygun meslek dedikleri için.zaten su işlerinden mezun olunca başka yapacak iş bulamamıştım:))
ÖĞRETMENİM ben .bana vurduğunuz tüm yaftalara,eleştirilere,iftira ve küçümsemelere rağmen gururla söylüyorum bunu.
                                                                       alanay   ( D.ÜNALIR)


Türk Öğretmenine
Bazen ölüler yurdu korur,bazı da sağlar;
Göz nuru karışmazsa şahadet kanı ağlar,
Yoksulluğun ufkunda erirken bile mağrur,
Sensin o hazin nûr,O derin Nûr,O büyük nûr,
Hoşnutsun ,eğilmiş okuyorsun ,yazıyorsun;
Ey terli alın,ey Güneşin öptüğü insan.
Şöhret aramaz,şân aramaz,nâm aramazsın;
Cemiyetin omzunda da yokmuş kadar azsın;
İlmin sesi haykırmaz:İlim şarlatan olmaz.
Sessiz de seven yoksa vatanlar vatan olmaz.
Sen yurdunu,haykırmayarak gizli seversin,
Kalmışsa eğer,ömrümü Tanrı’m sana versin
MİTHAT CEMAL KUNTAY

23 Kasım 2013 Cumartesi

Sen uyursan, ben ölürüm öğretmenim!


Annemin babamın biricik evladı iken, okul sıralarında seninle tanıştım öğretmenim. Beni sana teslim ettiler. Okumayı – yazmayı bana sen öğreteceksin öğretmenim. Toplamayı çıkarmayı da senden öğreneceğim. Bana hayatı da anlatacaksın öğretmenim.

Sadece beni de değil, annemi babamı da eğitmelisin öğretmenim. Bu memleketin geleceği için neler yapmam gerektiğini de bana öğretmelisin. Beni, annemi, babamı uyandır öğretmenim.

Babam uyuyor öğretmenim!

İş ve ev arasında geçen zamanı dışında, evde saatlerce Televizyon izlemekten başka bir şey yapmıyor benim babam. Benim okul kıyafetlerimi, kırtasiye malzemelerini aldığı için, tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini düşünüyor. Elimden tutup parka götürmeyen, ödevlerimi yaparken saçlarımı okşamayan, her akşam saatlerce televizyon izleyen babama, yaptığı hataları anlatmak zorundasın öğretmenim.

Beni hayata hazırladığın gibi, Babamı da uyandır!

Annem uyuyor öğretmenim!

Beni dünyaya getiren, benim için geceleri uykusuz kalan, saçını benim yolumda süpürge yaptığını söyleyen annemin, bana olan sevgisinden şüphem yok. Ancak her sabah saatlerce evlendirme programları izleyen, yemek programı ve diziler dışında hayatında fazla bir yeri yok annemin. Bizim kıyafetlerimizi hazırlamayı, bize sofra kurmayı, okula bırakıp akşam almayı yeterli bir annelik sanıyor.

Beni bilinçlendirdiğin gibi, Annemi de uyandır.

Medyayı yola getirelim öğretmenim.

Her türlü ahlaksızlığı anlatan dizileri yayınlamaktan çekinmiyor medya. Kendilerine daha çok izleyici bulmak adına yaptıkları / yapacakları ahlaksızlıkların sınırı nerdeyse kalmamış. Medya patronları para uğruna bizi de harcıyorlar. Bize izlettikleri dizi ve filmlerle ahlakımızı bozduklarını, şiddete heveslendirdiklerini bilmediklerini sanmıyorum. Onlar için, daha çok para kazanmak, bizim geleceğimizden daha önemli.

Bize, ailemize ve bu topluma zarar veren dizi ve filmlerin zararları ve bu zararların önlenmesi için bir şeyler yapalım öğretmenim. Cumhurbaşkanına, Başbakana, Milli Eğitim Bakanına bütün sınıf arkadaşlarımızla birlikte mektuplar yazalım öğretmenim.

Bize onları da uyandırmayı öğret!

Ben bugün küçük bir çocuk olabilirim. Ancak birkaç yıl sonra bir genç olacağım öğretmenim. Gençliğimin enerjisini kötü yollarda harcamamayı bana öğret öğretmenim.

Bana tarihimizi anlat. Bana Çanakkale şehitlerini anlat öğretmenim. Sen bana, metrekareye 6000 (altı bin) mermi düşerken, tekbir sesleriyle düşman üzerine yürüyen Çanakkale şehitlerinin kalbindeki imanı anlatıp sevdirmesen, medya bizi sihirli dizilerle uyutuyor öğretmenim.

Sen bize kültürümüzü öğretip sevdirmesen, medyanın etkisiyle batı hayranı oluyoruz öğretmenim.

Sen bize çalışkan olmanın erdemini öğretmesen, medya yüzünden biz, topçu yada popçu olma hayalini aşılıyor.

Sen bize arı gibi çalışkan olmayı öğretmesen, batının etkisinden kendini kurtaramayan medya, bize sinek gibi hazıra konmayı aşılıyor öğretmenim.

Derler ki, bir çocukta eşkıya olma potansiyeli de vardır, evliya olma potansiyeli de. Annesi, babası, öğretmeni ve çevresi çocuğa sahip çıkarsa, o çocuktan evliya gibi sevilen ve çevresine faydası dokunan bir insan yetişebilir.

Genç yaşta katil, cani, hırsız olan, kötü yollara düşen gençlerin elinden anneleri tutmamış, babaları ilgilenmemiş. Cahil anne, ilgisiz baba yanında büyüyen gençlerin, elinden öğretmenleri de tutmazsa, yanlış yola sapmaları kaçınılmaz oluyor.

Sen beni de, annemi de, babamı da uyar / uyandır öğretmenim.

Sınırda nöbet tutan asker uyursa ölür, ancak sen uyursan sınırda nöbet tutacak asker kalmaz öğretmenim. Sınıfta nöbet tutmak sınırda nöbet tutmak kadar kutsaldır öğretmenim.

Herkes uyusa da, sen uyuma öğretmenim.

Sen uyursan ben ölürüm öğretmenim.

Sait ÇAMLICA

Eğitimci – Yazar

7 Ekim 2013 Pazartesi

Sevgili öğretmenim,


Sevgili öğretmenim,
Seven, öğreten, hata yapsak da bizi affeden, kinlenmeyen, zaman zaman çok öfkelendirdiğimizde dayanamayıp bağıran asla vurmayan, tehdit etmeyen, aşağılamayan, bu nedenle de büyüklüğünü hep koruyan, büyüdüğümüzde anılarımızda bu çok güzel özellikleriyle yer tutan biricik öğretmeni.
Ben haylazım;
Be haylazım, yaramazım, ama öğrenmeye açığım. Bana öğretme yöntemin farklı olmalı. Beni sev-diğini, bana değer verdiğini sezmeliyim. Beni yaramaz diye itelersen ve ona göre davranırsan, ger-çekten işe yaramam. En değerli, en büyük öğretmenim beni böyle görüyorsa ben demek ki buyum diyerek kabullenir, zaten benim için kolay ve zevkli olan haylazlıklara devam ederim.
Çok duygusalım;
Lütfen beni anla. Aslında çok duygusalım. Çabuk incinirim. Ama siz büyükler gibi bunu göstere-mem. Beni aşağıladığınızda belki bön bön yüzünüze bakar, susarım, bazen savunmaya geçer size küstahça gelen bir iki şey söylerim. Ve daha da kızdırırım sizi, ama emin olun art niyetsiz, önce-den tasarlamadan, zaten bunun için değil midir, kinci olmamanız gerektiği.
Kıpır kıpırım;
Ben dikkatsizim, dalgınım, kıpı kıpırım. Siz ders anlatmak için uğraşırken ben etrafıma bakar, sil-giyle oynar, başka dünyalara dalar giderim. Bazen hiç yerimde duramaz, hareket etmek isterim. Beni uyarın bu benim elinde olan bir şey değil. Beni diğer çocuklarla kıyaslamayın, belki de benim beynimde bir şey fazla veya eksiktir, kim bilir? Büyüyünce beni iyi yetiştirirseniz doktor olup bu-nu araştıracağım söz veriyorum.
Çalışkanım, başarılıyım;
Ben söz dinleyen, çalışkan, başarılı bir çocuğum. Öğretmenim en çok beni sever. En iyi notları benden bekler. Ben de bunu için elimden geleni yaparım. Ama bazen çok zorlanıyorum. Geçen yıl birinci oldum diye bu sene de birinciliği kaptırmamak için çok çok çalışıyorum. Matematikten özel dersler alıyorum, arkadaşlarımdan gizli. Yine birinci olmalıyım. Ama çok zor. Benden, büyükle-rim ve öğretmenlerim çok şey bekliyor. Artık oyun oynamak, TV seyretmek, arkadaşlarımla olmak istiyorum. Çok zaman kaybı. Öğretmenim lütfen beni uyarın, çocukluğumu yaşayamıyorum.
İçime kapalıyım;
Ben hep ortacıyım öğretmenim. Çok sessizim, içime çok kapalıyım. Pek arkadaşım da yok. Çok sıkılıyorum. Ne yapacağımı bilemiyorum. Konuşunca yanlış bir şey söylemekten çekiniyorum. Öğretmenim beni, istemesem de sosyal faaliyetlere sokun, nasıl olsa sessiz ve ortalama bir öğrenci deyip, benden ilginizi çekerseniz; ben büyüdüğümde toplum içine nasıl karışırım?
Ben bilmiş birisiyim;
Ben neşeli, zeki, çalışkan, bilmiş bir öğrenciyim. Sınıfta hiçbir düzensizliğe tahammülüm yoktur. Hemen gelir size şikayet ederim. Eğer bu şikayetlerden “aferin” alır ve şikayet ettiğim çocuk da ceza yerse değmeyin keyfime. Ama içimde bir kuşku var. Doğru mu yapıyorum diye. Sonradan çok pişman oluyorum. Ama yine de bu kurallara aykırı bir hareket gördüğümde alacağım “aferin”i de düşünerek şikayet etmeden duramıyorum. Peki ya o kuşku?
Hepimiz farklıyız;
Hepimiz birbirimizden çok farklıyız. Kimimiz espirili, neşeli; kimimiz çalışkan, terbiyeli; kimimiz çok hareketli, dikkatsiz; kimimiz kuralcı, bilgiç; kimimiz taklitçi; kimimiz de maalesef tembel.
İşte öğretmenim; bence en önemlisi tembel olmamız. Çünkü tembel olan, geleceğin asalağı olabilir. İşte asıl bu asalaklık yaramazlıktır. Onun bu yapısını değiştirmek için elinizden geleni yapın. Hem kendisine hem de topluma faydasız bir insan olmasın sonunda...


24 Eylül 2013 Salı

DEĞİŞİK ÖĞRETMEN TİPLERİ





Külyutmaz Bey!       Haşine Hanım!
Sınırları ve kuralları belirli ve dar çerçevelidir.Gözü devamlı öğrencidedir ne zaman hata yapacaklar diye bekler.Sene başından sonuna kadar oturacakları yerlere varana kadar her şeyleri azami düzen içindedir.Sıralar hiç değişik düzende ders yapmak için bozulmaz hep bir çizgidedir.Çok geçerli bir sebep bile olsa öğrenci sınıftan dışarı çıkamaz. Sınıf genel olarak sessizdir.Öğrenciler öğretmenin rahatsız edilemeyeceğini bilirler.Öğretmen çok sıkı disiplinden yana ve kayıtsız şartsız itaat istemektedir.Öğrenci öğretmeni dinlemezse ne olacağını iyi bilmektedir.Sınıfta sıkı kurallar vardır ve öğrencilerin bu kurallar üzerine konuşmaya hakları yoktur.Neden sorusu hemen hemen hiç sorulmaz. Bazen hata yaparlarsa zayıf nottan kurtuluş olmadığının da farkındadırlar.Zayıf notu kurtarmak için ek imtihan söz konusu olamaz.Öğretmen öğrencilerini sevip saydığını ,onlardan yana olduğunu başarılarını istediğini gösterememektedir.Bu öğretmenin öğrencileri bu dersi ne isteyerek ne de gerekli olduğunu düşünerek başarılı olmak için gayret göstermez.Sadece iyi not alalım da ders başımıza dert olmasın düşüncesindedirler.
 Öğrencilerin bu öğretmen hakkındaki düşünceleri:
Bana ne bu öğretmenden! Bana en ufak bir iyi niyetli yaklaşımı yok ki bende onu seveyim.Devamlı bağırıyor ,çağırıyor ,haksızca notlar veriyor.Sevdiği bir iki öğrenci var ,tüm dersleri onlarla işliyor. Şu sene bitse de kurtulsak bu adamdan!
   Sevilen  bey!     Sevil Hanım!
Öğretmen öğrencileri devamlı kontrolde tutmaktadır ama onları hayata en iyi şekilde hazırlamak  için fırsatlar arar.Koyulan kuralların nedenlerini ve topluma faydasını ikna edici biçimde açıklar.Disiplinsizlik durumunda öğrenci saygılı fakat sıkı kurallarla karşılaşır.Af edileceği ümidi her zaman vardır içinde.Öğretmen onu yanlış anladıysa rahatlıkla öğretmenine meselenin diğer vechesini açıklayabilir.Öğretmen onlara devamlı saygılı olduğu için genelde öğrenciler saygısızlık yapmazlar.Oto kontrol sistemiyle yaramazlık yapan diğer arkadaşlarını uyarırlar.’Bu hocaya da bu yapılmaz’ sözü kendi aralarında sık duyulur.Zayıf alan öğrencinin neden zayıf aldığı mutlaka araştırılır.Hastalık veya elde olmayan sebepten alınan zayıf notlar için tekrar imtihanı yapılır.Sebepsiz zayıf notlar bazen kurşun kalemle yazılır ,öğrenci gayret ederse iyi nota değiştirme imkanı vardır.Herhangi bir şeyi anlamadıklarında rahatlıkla sorma imkanları olduğundan severek ve isteyerek dersi öğrenirler.Ders dışındada anlamadıkları bir mevzu için rahatlıkla öğretmeni rahatsız edebilirler.Öğretmen öğrencileri ile sulu şakalar yapmaz ,aradaki perdeyi yırtmamaya gayret gösterir.Ciddidir ama sevecendir. Öğrencilerinin özel hayatını bilir bunun içindir ki problem çıktığı zaman kaynağını çabuk anlar ve işin üzerine sakince gider. Öğrenci ceza alacaksa bile bunu terbiyesinde faydalı olacak şekle getirilmesi için gayret sarfeder.Başarılı başarısız öğrenci ayrımı yapılmadığından öğrenci haksızlık yapıldığını hiç düşünemez.Amirleri onu idari kadroya almak isterler ama öğrencilerle öyle içli dışlıdır ki o bunu istemez.
 Öğrencilerin bu öğretmen hakkındaki düşünceleri:
Bu öğretmeni çok seviyoruz.Adil ve sevecen.Öğrencilerin de hata yapabileceğini düşündüğünden problemlere daha mantıklı yaklaşıyor.Sizi hiçbir zaman bozmaz,azarlamaz dalga geçmez. Hafif boynumuzu bükük görse sebebini araştırır,yardımcı olur.Onun için rahatlıkla onunla özel meselelerinizi bile konuşabilirsiniz.Ben bile unutmuştum yaş günümü,geçende geldi ve kulağıma ‘yaş günün kutlu olsun dedi’, sanki dünyalar benim olmuştu… Keşke her öğretmenimiz böyle olsa, ona canımızı veririz!
SAKİN BEY!   SAKİNE HANIM!
 Aşırı toleranslıdır.Öğrencilerin onun dersinden sonra başka bir dersten imtihanları vardır Öğrenciler ders yapmayıpta imtihana çalışmak istediklerinde öğretmen hemen izin verir.‘İstediğinizi yapabilirsiniz ama biraz daha sessiz olun lütfen’ bu sınıfı açıklayan bir cümle olabilir.Öğretmen öğrenci ne yaparsa yapsın kırmak istemez.Dersler genelde gürültülü geçer.’kim soruyu yapacak ‘deyince diğer sınıflardan duyulabilecek ‘ben ben ‘sesleri ortalığı kaplayacaktır.Öğretmen öğrencilerle o kadar samimidir ki,öğrenciler el şakası bile rahatlıkla yaparlar.Bu yolla onlara yakın olunabileceğini dolayısıyla da problemleri daha rahat çözebileceğini söyler.Ödevin gerekliliğine çok inanmaz.Genelde ödev vermez.Öğrenciler bazen deftersiz bile sınıfa gelebilirler.Öğretmene göre önemli olan öğrencinin konuyu anlayıp anlamamasıdır.Dersinden şimdiye kadar hiç kimse sınıfta kalmamıştır.Notlar genelde yüksektir.
 BU ÖĞRETMENİN ÖĞRENCİLERİ:
 Genelde Ders çalışmazlar,çünkü dersten önce biraz bakmak yüksek not için yeterlidir.Sınıfı kontrol edilemediğinden çok bir şey öğrenemezler.Bazı öğrenciler onu severler ama saygı göstermek nedir çok bilmezler.

7 Mayıs 2013 Salı



EFSANE ÖĞRETMEN REPLİKLERİ

-nöbetçi tahtayı silsin.
-komik olan ne söyleyin bizde gülelim.
-siz evinizde çöpleri yere mi atıyorsunuz?
-kendinide unutsaydın.
-o sana camdan atla dese atlayacak mısın?
-bu işlediklerimiz size hayatın her alanında lazım olacak.
-diğer sınıf daha çalışkan.
-konularda gerideyiz.
-dinlemezsen anlamazsın.
-tenefüste havalandırsayın sınıfı.
-beni değil kendinizi kandırırsınız.
-ben bunları zaten biliyorum.
-o kendi gider otur sen.
-bu konuyu gelecek sene göreceksiniz/ bu konuyu geçen sene görmüştünüz.
-daha yeni derse girdik.
-şu soruyuda çözelim çıkarsınız.
-o hayranı olduğunuz adamlar sizi kurtarmayacak.
- biz sizin iyiliğiniz için uğraşıyoruz.
-dersin 20 dakikası susmanızı beklemekle geçiyor.
-tahtadakileri yazmadan çıkmayın.
-olum ders bitti hiç gelmeseydin.
-topla o saçlarını bir daha görürsem keserim.
-git bir elini yüzünü yıka geçer.