22 Ekim 2013 Salı

Bir Gün Susmayı Öğrendim...



Bir gün susmayı öğrendim. Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar susacaktım. Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişim tarzıydı.
Babam akşamları eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde sıkılır, onun
gelişini iple çekerdim. Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla oynamak isterdim. Babam sarılır, öper sonra da, hadi odana git, derdi. Yemek hazırlanınca annem çağırır bu defa masada bir araya gelirdik babamla. Onlar annemle konuşurken ben araya girer, sesimi duyuramayınca da bağırırdım. Babam sinirlenir,
'Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan bunaldım, birde sen kafamı ütüleme!' derdi. Annem de 'Bütün gün zaten seninle uğraştım, birçift laf da mı konuşturtmayacaksı n babanla?' diye çıkışır, beni odama gönderirdi.Çaresiz bir şekilde boynumu büker odama yani hapishaneme doğru yol alırdım. Babam arkamdan, 'Bizim bir odamız bile yoktu, her şeye sahip, hâlâ ne istiyor anlamadım.' diye bağırmaya devam ederdi. 'Keşke benim de bir odam olmasaydı, keşke bizim de evimiz bir odalı olsaydı da hep birlikte otursaydık' derdim içimden; ama yüksek sesle söylemeye cesaret edemezdim.
Yemekten sonra babam kanepeye uzanır, eline kumandayı alır, televizyon seyrederdi. Beni yanına çağırır biraz severdi. Onun izleyeceği önemli birşey varsa beni adeta yerimden bile kıpırdatmazdı. Azıcık hareket edip koşup oynamaya çalışsam oda hapsim yeniden başlardı.
Bir gün anladım ki susunca babamla daha iyi anlaşıyoruz. Bu defa susarak
yapabileceğim oyunlar geliştirmeye başladım. Önce resim yaparak başladım işe.Babam çizdiğim resimleri çok beğeniyor; 'Bak, böyle uslu uslu oyna işte.' diyordu. Babam bazen göz ucuyla bakıyor, resimle ilgili bir şey sorsam afallıyordu. Ama bana kızarak beni artık odama göndermiyordu. 'Son günlerde ne de akıllandı benim oğlum.' diye komşulara anlatıyordu annem halimi.
Resimlerim arttıkça ortalık dağılmaya başladı. Annem 'Odanı topla!'diye
odama kapattığında işe nereden başlayacağımı bilemiyordum.Ben bunlarla uğraşırken zaman geçiyor; ama odamı toparlamayı beceremiyordum. Annem odama gelip 'Bak sana resim yapmayı yasaklayacağım. ' dedi bir gün.
Susuyor olmamı usluluk olarak değerlendiren ailem resim yapmayı da elimden
alırsa ben ne yapacaktım?Bu düşüncelerle bir aile tablosu yaptım. Babam eve gelince uygun zamanı kolladım.Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. Babam oturur oturmaz çizdiğim resmi getirdim.Babam baktı. Hım, dedi 'Çok güzel olmuş. Bu adam benim herhalde.' dedi.Ben 'Hayır o adam değil, bu çocuk sensin.'dedim.
O 'Hayır, bu adam benim, bu çocuk sensin, bu küçük kız da arkadaşın.'dedi.
Ben yine 'Hayır, o büyük adam benim, bu küçük adam sensin, bu küçük kız da
annem.' dedim.Babam benimle uğraşmaktan vazgeçip: 'Peki neden bizi küçük çizdin?' dedi.
Heyecanla başladım anlatmaya.Ben büyüyüp adam olacağım. İş bulup çalışacağım. Siz yaşlanıp küçüleceksiniz. Beliniz bükülecek,komşumuz Ahmet amca ile Ayşe teyze gibi küçücük kalacaksınız. Ben işten geldiğimde yorgun olacağım. Siz benimle konuşmaya çalıştığınızda işyerinde kafam şişmiş olacağından sizi duymayacağım bile. Siz benimle bir şeyler paylaşmak istediğinizde 'Hadi odanıza çekilin de kafa dinleyeyim.' diyeceğim. Ve bir de bağıracağım 'Her şeylerini alıyorum. Sıcacık odaları da var, daha ne istiyorlar' diye.Annemle babamın gözleri fal taşı gibi açılmıştı.Duyduklarına inanamıyorlardı .Bana sarılıp beni öyle içten bir okşayışları vardı ki sonsuza kadar konuşsam hiç bıkmadan dinleyecekler gibiydi.
Farkında' Olmalı İnsan...Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı.
Ömür Dediğin Üç Gündür,Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür,
O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,
O Da Bugündür.

14 yorum:

  1. gerçekten çok etkileyici, ders almam gerekli....

    YanıtlaSil
  2. hep aklimiz ya geçmiste yasadiklarimiza takiliyor, ya da bir sonraki yapicaklarimizda,yarin bol calisayim, sunubunu alayim belki daha mutlu olurum projelerinde.simdiki anin, yani altin zamanin degerini bilen insan çok az malesef. asil mutluluk orada gizli deyil midir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet.anı kaçırmamak ve yaşamak lazım..

      Sil
  3. Anlamlı ve güzel hikaye..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ilk okuduğumda beni çok etkilemişti.çocukken türkçe kitabındaki tahta çanak hikayesini anımsattı bana:)

      Sil
  4. Susmak da iyidir bazen. Hep ve boş konuşmak yerine... :)
    Kafa Dergi'ye ve hikayelerden hoşlanıyorsanız Ters Düz'e beklerim... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. daha önce nalanım bahsetmişti .geldim ve baktım ama kısa süreli ziyaretlerle olmayacak.kahvem sessizliğe ve huzura demir atmış geceyle beraber gelip okuyacağım.teşekkürler.

      Sil
  5. Duygusal arkadaşım. Nasıl güzel hikaye bunlar. Bayılıyorum senin bu hikayelerine...
    Aslında gerçekten de öyle hani hikaye bu ama hayatın içinden bir hikaye. Çok beğendim ve çok sevdim....
    Eline , kalemine sağlık...
    Seni çok seviyorum ben yaaaa:)

    YanıtlaSil